16. Asır başlarında Kayseri kazasında Sahra, Koramaz Cebel-i Ali, Cbel-i Erciyes, Karakaya, Kenarı ırmak, Malya, Karataş ve Bozatlu olmak üzere 9 nahiye bulunmaktadır.
Günümüzde 906/1500 ve 926/1520 tarihli tahrir defterinde kayıtlı bu nahiyelerin hiçbirisi yoktur.
Sarımsaklı (Bünyan), Büyük Bürüngüz (Ulu Bürüngüz), Gergeme, Sultanhanı köyü ile Süksün cemaati ile Süleymanlı cemaati Koramaz nahiyesine bağlı idi. O zamanki idari sisteme göre bu nahiyeler bir yerleşim birimi değil de idari sınırlar içerisinde kalan yerdi.
1500 tarihli tapu tahrir defterlerinde köylerin şahıslara akçe karşılığı mülk olarak verildiği gösterilmektedir. Bazı köylerin hisselere ayrılıp birkaç kişiye de verildiği görülmüştür. Koramaz nahiyesine bağlı olan köylerden şahıslara mülk olarak verilen ilçemiz köyleri şunlardır:
Mülk sahibi şahıslar Köy Akçe Sa’di Bey Sarımsaklı 7986
Mustafa Çelebi, Cafer Bey Sarımsaklı 7986
Hundi Paşa El Meşhur Ahi Yahşi Sarımsaklı 2400
Verese-i Sadık Ulu Bürüngüz 3043
Şah Sultan Binti Hızır(Şahıs Vakfı) Ulu Bürüngüz 1110
KasımÇelebi Gergeme 1841
Hüseyin V. Cansız Gergeme 2403
Aynı tarihte tapu tahrir defterindeki kayıtta Sultanhanı köyünün Dulkadirli hissesi olduğu belirtilmektedir.
1500 yılında Osmanlı Devletince tutulan Başbakanlık arşivinde Mliyeden Müdevver defter 20 varak 29 a-29b-30a tapu tahrir defteri 387 sayfa 105 ‘deki Sarımsaklı (Bünyan) sayfa 204’deki Gergeme(Doğanlar) köyüne aittir.
Sarımsaklı Köyü: Mezkun halkın %60’nın gayr-i Müslim olduğu köyde 1500’de 54 Gebran Hane, 37 Müslim Hane, 15 c, 21 m,1 imam, 1a’ma,1 buruni,1 zaviyedar, 1 pir-i Fani ve 2 gaip, 1520’de 35 Müslim hane, 78 gebran hane, 13 m,nüfus bulunmakta idi. Köyün başlıca mahsulleri arpa, buğday ve bostan idi. Hayvancılık ve arıcılıkta yapılan köyde 2 bezirhane ve 4 değirmen vardı. Alınan vergi hasılı 1500 de 18 bin 934 akçe cizye olarak 1338 akçe, 1520 de ise 19946 akçe idi. Bu iki tarih arsındaki nüfus artışı %2 kadardır. Sarımsaklı köyünden çıkan sudan, bu köyün hudutları dâhilinde öteden beri hücret-i şer’iyye ile Mir’abık alınmadığı tahrir sırasında belirlenince hüccet verilecek deftere kayıt edilmiştir. Bu köyü tabii olan Höngele mezrasının hâsılı 720 akçe, İsa Emirze Bey çiftliğinin hasılı ise 1100 akçe idi.
Gereme Köyü: 16. asır başlarında gayrı Müslimlerle meskûn olan köyde 1500’de 2h 2c, 6m nüfus vardı. Fakat bu köye tabii olan Meysun mezrasında meskun olup aynı tarihte mezrada 4h, 4c, 2m, nüfus bulunmakta olup, 1520 tarihinde 18h, 5m, nüfus kayıtlı idi. 1500tarihli defterde burada 10 çiftlik yerin Osmanlı Memluk harbinde 1485-1490 şam, askerinin tecavüzüne maruz kalması sebebiyle mahlul olduğu ve bu yüzden divani hasıl kayıt edilmediği belirtilmektedir. Köyün başlıca mahsulleri arpa, buğday, bağ, meyve ve ceviz idi. ayrıca köyde 4 değirmen ikisi harap 4bezirhane vardı. Köyün vergi hâsılı mezra ile birlikte hesaplanmış olup 1500 de 3378 akçe,1520 de ise cizyesi 596 akçe olmak üzere hâsılı 2296 akçe idi. Bu köyde tabii olan Toraman ve Serçe mezralarının hâsılı 756 akçe idi, denilmektedir. Bu tarihlerde tapu kayıt defterlerinde Bünyan’a (Sarımsaklı Kariyyesi) yerleşen Türkler içerisinde İsa Emirze Bey’den ve burada bulunan Çiftliğinden bahsedilmektedir. Emirze oğulları günümüzde Emirze oğlu, göçer, Karakut, Ecevit, Sert, Çalıoğlu, Akat, Eser gibi soyadlar almıştır. Bünyan’ın kurucu aileleri arasında rastlanan lakapların bazıları şunlardır: Horasanlıoğulları, (İmamoğulları) bu aile zamanla 5 lazade (Çınar) 4-Abdi Efendi (Ünal) 5- Sadiler (Önsoy-bozkurt) bu aileye 1561 tarihinde Seyyit’lik beratı verilmiştir. (Seyyit Hz. Hüseyin’in soyundan gelenlere denmektedir.)
Tığlıoğulları üç gruba ayrılmıştır. 1- Tığlı oğlu (Tığlı) 2- İbrahim efendiler (Uğur-Korkmaz-Solak-Dönmez) 3- Bıyıklıoğulları (Bıyıklı-Orhan-Keskin) Mutluoğulları (Mutlu-Oruç) Zanzanlar (Akyüz- Sarıkaya) Aile lakapları zamanla değiştiği için 1500-1700 yılları arsındaki bazı lakaplarla irtibat kuramadım. Bu yüzden tespit edemediğim bazı aileler olmuştur. Bazı ailelerde 1600 yılından sonra yerleşmiştir. Bunlar Gıtırlar ve Zoburlar Maraş’tan, Teciroğulları Tokat’tan, Hacatlar Bürüngüz’den, Konaklılar Horasan’dan gelmiştir.
1500-1520 yılları arasında tutulan tapu tahrir defterlerinden anlaşıldığına göre Gergeme Köyüne bu tarihe kadar daha Türkler yerleşmemiştir. Buraya Türklerin yerleşmesi 1520 tarihinden sonra olmuştur. İlk terleşen aileler Bezircioğulları ve Bezircilerdir. Bezircioğulları (Tanrıöver, İşlenmiş, Biçer, Özsoy, Şahin, Akgül, Ünal, Toprak, Çakmak, Çakıcı) Bezirciler (Kaplan, Cesaret, Kaysı, Akay, Altuntaş, Ceylan) dır. Bu aileler Bezircilik yaptığı için bu lakabı almıştır. (Bezir ızgın bitkisinden çıkartılan yağdır.) O tarihte Kayseri kazasının dışarıya ihraç ettiği malların başında Bezir ve Güherçile gelmektedir.
1510 tarihinde ilçe köylerine birçok yerleşme olmuştur. 1510 tarihinde İran Hükümdarı Şah İsmail ile Maraş’ta hüküm süren Dulkadiroğlu Beyliği arasında savaş çıkınca daha önceleri Maraş’a yerleşen birçok Türk boyu buradan göç ederek Osmanlı Devleti topraklarına yerleşmiştir. Şah İsmail ile Aleddevle Bey arasındaki savaşın sebebi ise kız isteme meselesidir. Şah İsmail, Dulkadiroğlu Beyi Aleddevle’nin kızını istemiş o da vermeyince Şah İsmail ordusu ile Maraş üzerine yürümüştür. Neticesinde Anadolu’da Alevilik yayılmaya başlamış bu olay ilerde Çaldıran savaşının başlıca sebebi olmuştur.1710-1720 yılları arasında Horasan’dan gelen Serdengeçti Ahmet Ağa Kayseri Ayanı Çobanoğlu’ndan izin alarak Bünyan’a (Sarımsaklı) yerleşmiştir. Ahmet Ağa 1730 tarihinde İran’la yapılan Tebriz harbine Cebeci Bayraktarı Sarımsaklı Ahmet Ağa olarak katılmıştır. Mir’at-ı Kayseriyye bu konuda şunları demektedir: Patrona Halil İsyanı bastırıldıktan sonra isyana katılanlardan birçoğu memleketine kaçınca 1730 yılında çıkan bir fermanla bu eşkıyaların cezalanması istenmiştir. Bunlardan Kayserili Kulaksız Hüseyin denilen şahsın cezalandırılması için orta çavuşlarından Bekir Ağa bu şahsın suçlu olduğunu tespit etmiş, fakat kendisinin Cebesi Bayraktarı Sarımsaklı Ahmet Ağa’nın bayrağı altında Şark Seferine gittiği için kardeşinin yanında bulunan mallarına el koyarak açık artırma ile sattırıp devlete irat kayıt etmiştir.
Cebeci Bayraktarı Sarımsaklı Ahmet Ağa Tebriz Harbi dönüşünde getirdiği çeşitli harp ganimetleri arasında Tebriz Müftüsü’nün kızı Kadıncık Kadın da vardır. Ahmet Ağa’ bu hanımdan çocuğu olmamıştır. Kadıncık Kadın’ın mezar taşındaki (Bilavelet) çocuksuz yazısı dabu olayı teyit etmektedir. Konaklılar denilen Ahmet Ağa’nın sülalesine acem (İran’lı )denmesinin sebebi budur.
Ahmet Ağa’nın oğlu Ömer Ağa1785 tarihinde konağı yaptırmıştır. Konak yapıldığında etrafı sur gibi duvarlarla çevrili, mazgal delikleri buluna, nöbet kuleleri ile korunan, muntazam bir yapı idi. Binada Haremlik, Selamlık kısımları ile misafirhaneler ve Develikler vardı.
Konağı yaptıran Ömer Ağa’nın torunu olan Derviş Ağa da 1877 tarihinde Derviş Ağa camiini yaptırmıştır.
DEVAMI SONRAKİ MESAJDADIR...
_________________
BEŞİKTAŞ'LI OLMAK BABAMDAN KALAN MİRAS DEĞİL ÇOCUĞUMA OLAN BORCUMDUR...